Hz İsa Hangi Dili Kullanıyor? İzmir’de Dolmuşta Başlayan Evrensel Dil Krizi
İzmir’de yaşıyorsan bazı sorular seni en beklemediğin anlarda yakalar. Mesela ben geçen gün Karşıyaka vapurunda simit yerken şunu düşündüm: “Hz İsa hangi dili kullanıyor?”
Şimdi bu cümleyi yüksek sesle söylesem yanımdaki amca büyük ihtimalle “evladım simidi fazla kaçırdın galiba” derdi. Ama insan 25 yaşında olunca beynin garip bir şekilde aynı anda hem fatura hesaplıyor hem de ilahiyat tarihine giriyor.
Bir yandan vapur sallanıyor, martılar bağırıyor, biri “çay var mı?” diye sesleniyor… Ben iç sesimde ciddi ciddi tartışıyorum:
— Aramice mi?
— İbranice olabilir mi?
— Yoksa çoklu dil paketi mi var?
Sonra kendime dönüp diyorum ki:
“Sen normalde iki mesajı aynı anda yazarken bile yanlış kişiye atıyorsun, evrensel dil çözmeye çalışıyorsun.”
Mahalle Kahvesinde Dilbilim Zirvesi
Bizim mahalle kahvesi var ya… Orası adeta akademik panel ama yayın kalitesi düşük.
Bir gün yine oturuyoruz, konu bir anda döndü dolaştı “Hz İsa hangi dili kullanıyor?” meselesine geldi.
Hasan Abi hemen atladı:
“Kesin Arapça konuşuyordu.”
Masadaki genç biri itiraz etti:
“Arapça o dönem yok abi.”
Hasan Abi hiç bozulmadı:
“O zaman sonradan upgrade olmuştur.”
Ben o an çayı yanlışlıkla burnuma kaçırıyordum.
Yan masadan Hüseyin Dede söze girdi:
“Evladım önemli olan hangi dili konuştuğu değil, ne söylediği.”
Ve o an herkes sustu.
Çünkü bazı cümleler var ya… Kahvehanede Wi-Fi şifresi gibi: doğru zamanda gelince hayat kurtarıyor.
Hz İsa Hangi Dili Kullanıyor? Sorusu Neden Bu Kadar İlginç?
Bazen düşünüyorum, insanlık neden böyle sorulara takılıyor?
Belki de hayat çok hızlı ve karmaşık olduğu için insanlar tarih içinde “kesin cevaplı” alanlara sığınıyor. Çünkü modern hayatın soruları genelde şöyle:
— Kirayı nasıl yetiştireceğim?
— Bu ay elektrik faturası neden roman gibi?
— Neden tost 80 TL oldu?
Ama “Hz İsa hangi dili kullanıyor?” sorusu biraz daha farklı. Orada hem tarih var, hem kültür var, hem de insanın “anlama isteği”.
Ben ise İzmir’de sıradan bir gün geçirirken bile kendi kendime şu moddayım:
“Abi ben sabah kahve içmeden mesajlara cevap veremiyorum, adam 2000 yıl önce iletişim kuruyor…”
İnsan bazen kendi kapasitesini fazla ciddiye alıyor.
Vapurda Gelen Dil Krizi
Geçen hafta vapurda karşılaştığım bir olay var.
Yanımda iki lise öğrencisi oturuyor. Biri diyor ki:
“Hz İsa kesin İngilizce biliyordu.”
Diğeri cevap veriyor:
“Saçmalama ya, o zaman İngilizce yoktu.”
Bir an düşündüm:
“Demek ki ben yalnız değilim… İnsanlık tarihini WhatsApp grubu gibi yorumlayan başka insanlar da var.”
Sonra iç sesim devreye girdi:
— Sen niye karışmıyorsun?
— Çünkü ben daha geçen gün ‘wifi neden çekmiyor’ sorusunu çözememişim.
İzmir’de Dil Konuşmak Zaten Karmaşık
İzmir’de dil konusu bile yeterince karışık aslında.
Bir gün Buca’da “abi çorba içelim” diyorsun, Karşıyaka’da aynı cümle “hadi bir şeyler yer miyiz?” oluyor, Alsancak’ta ise “brunch yapalım mı?”ya evriliyor.
Ben bazen düşünüyorum:
Eğer İzmir içinde bile kelimeler bölgeden bölgeye değişiyorsa, Hz İsa hangi dili kullanıyor sorusunun bu kadar tartışmalı olması normal değil mi?
Dil dediğin şey sadece kelime değil ki… his, kültür, bağlam.
Ama ben yine de abartmayı seviyorum:
“Abi ben Türkçe bile bazen yanlış anlaşılıyorum, evrensel iletişim bana ağır gelir.”
Tarih, Dil ve Biraz Fazla Düşünen Ben
Benim en büyük problemim şu: Bir konuya girince çıkamıyorum.
Mesela “Hz İsa hangi dili kullanıyor?” diye düşünmeye başlayınca beyin direkt şunu yapıyor:
1. Dil tarihi
2. Coğrafya
3. Antik dönem iletişim
4. İnsanlık evrimi
5. “Ben neden bunu düşünüyorum?” krizi
Sonra bir bakıyorum gece olmuş.
Annem kapıdan sesleniyor:
“Yine mi telefondasın?”
Ben:
“Anne ben aslında dil tarihi araştırıyorum.”
Kadın bir saniye duruyor:
“Yat uyu.”
Arkadaş Ortamında Akademik Kaos
Geçen gün arkadaşlarla oturuyoruz. Konu açıldı.
Ben dedim:
“Hz İsa hangi dili kullanıyor sizce?”
Mert hemen:
“Abi kesin Latincedir.”
Ece:
“Hayır ya, o Roma dili değil mi o?”
Burak:
“Bence hepsi.”
Ben:
“Nasıl yani?”
Burak çok ciddi:
“Adam evrenselmiş, dil switch yapıyordur.”
O an sustum.
Çünkü bazı cümleler vardır ya… ne kadar yanlış olsa da özgüveni yüzünden doğru gibi durur.
İç Sesimle Mini Tartışma
— Sen neden böyle konulara giriyorsun?
— Merak işte.
— Merak seni gece 3’te internetin derinliklerine götürüyor.
— Doğru.
— Sonra ne oluyor?
— Ertesi gün kahveyle hayatta kalıyorum.
Hz İsa Hangi Dili Kullanıyor? Günlük Hayata Yansıması
Aslında bu soruyu düşündükçe fark ettim ki mesele sadece tarih değil.
İletişim her yerde.
Mesela sevgiliyle mesajlaşma:
— Nasılsın?
— İyiyim.
Ama “iyiyim” bazen gerçekten iyi, bazen “konuşmak istemiyorum”, bazen de “yardım et ama ben söyleyemiyorum” demek.
Yani dil sadece kelime değil, duygu çevirisi.
O yüzden içimden şunu geçiriyorum:
“Hz İsa hangi dili kullanıyor?” sorusu aslında biraz da şu olabilir:
“İnsanlar gerçekten birbirini ne kadar anlayabiliyor?”
Derin oldu yine… İzmir’de simit yerken bu seviyeye çıkmak yasaklanmalı.
Kafede Tek Başına Felsefe Yapma Sendromu
Geçen gün kafeye gittim. Tek başımayım.
Telefon yok, kitap yok.
Sadece kahve ve ben.
Garson:
“Ne düşünüyorsun?”
Ben:
“Hz İsa hangi dili kullanıyor olabilir diye…”
Garson:
“Abi ben latte mi getirsem?”
O an fark ettim ki herkes benim iç dünyamla ilgilenmek zorunda değil.
Diller Değişir, İnsanlar Aynı Kalır mı?
Bazen en ciddi kısmı burada yaşıyorum.
Diller değişiyor, zaman değişiyor, şehir değişiyor…
Ama insanın anlam arayışı değişmiyor.
Hz İsa hangi dili kullanıyor sorusu da aslında sadece bir dil sorusu değil. İnsanlığın “geçmişi anlama isteği”.
Ben bunu İzmir’de otobüs beklerken bile hissediyorum.
Durakta biri telefonla bağırıyor:
“Abi otobüs yok!”
Yanında biri:
“Sabret ya gelir.”
Hayatın kendisi bile bazen çeviri gerektiriyor.
İçimdeki Komedyen ve Filozof
Bende iki kişi var:
Biri sürekli şaka yapıyor:
“Abi belki Esperanto konuşuyordur.”
Diğeri ciddi:
“Aramice büyük ihtimalle.”
Ve bu iki kişi sürekli tartışıyor.
Sonra ben dışarıdan bakıyorum:
“İkiniz de aynı kişisiniz zaten, sakin olun.”
Hz İsa Hangi Dili Kullanıyor? Sorusu Aslında Bir Aynadır
Belki de bu sorunun cevabı tek bir dil değil.
Belki de o dönem insanlarının konuştuğu çoklu bir iletişim dünyası vardı. Belki de önemli olan kelime değil niyetti.
Ben İzmir’de yürürken bile bunu düşünüyorum.
Kordon’da insanlar gülüyor, biri gitar çalıyor, biri martılara bağırıyor, biri selfie çekiyor.
Ve herkes farklı bir dil konuşuyor aslında:
Müzik dili
Gülme dili
Sessizlik dili
Bakış dili
Son Söz Gibi Ama Aslında Sadece Düşünce
“Hz İsa hangi dili kullanıyor?” sorusu basit gibi görünse de insanı bambaşka yerlere götürüyor.
Benim için ise bu soru bazen vapurda simit yerken, bazen otobüs beklerken, bazen de gece ışık kapalıyken ortaya çıkıyor.
Ve her seferinde aynı şeye varıyorum:
İnsan aslında anlamaya çalıştığı kadar insan.
Belki de mesele hangi dili konuştuğu değil…
Bizim onu ne kadar anlayabildiğimiz.
“Hz İsa hangi dili kullanıyor” ile ilgili bu kapsamlı rehberi tamamladık. Geni olarak daha fazlası için buradayız!